tarıma yön verecek teknolojiler
tarıma yön verecek teknolojiler

Tarıma Yön Verecek Teknolojiler İnsanlığın Kaderini Değiştirebilir

Günümüzde sensörler sayesinde ekinlerin, çiftlik hayvanlarının ve çiftlik ekipmanlarının durumlarının gerçek zamanlı izlenebilmesi ve tarıma yön verecek teknolojiler ile yaşanan sorunların yine gerçek zamanlı tespit edilebilmesi mümkün hale geldi.

Gıda sektörü artık doğrudan genetik çalışmalardan faydalanabiliyor. Laboratuar ortamında doğrudan et üretimi ile ilgili yapılan çalışmalar ise gıda sektörü için potansiyel avantajları da beraberinde getiriyor.

Diğer taraftan otomasyon konsepti, geniş ölçekli robot ve mikrorobot teknolojisi yoluyla ekinlerin kontrolünün ve bakımının tesis seviyesinde yürütülebilmesi noktasında tarımda yepyeni umutlar vadediyor.

Mühendislik ise tarıma yeni amaçlar kazandırılması, onun yeni bölgelere ve ekonominin yeni alanlarına taşınabilmesi tarıma yön verecek teknolojiler çok önemli. Bunlardan biri de, tek hücreli yaşamların  yeniden programlanması yoluyla yakıt ve akıllı cihazlarla ulaşılabilir yan ürünlerin üretilmesini sağlayan sentetik biyoloji teknolojisi.

SENSÖRLER

Hava ve toprak sensörleri: Çiftliklerdeki otomasyon teknolojisine ek olarak, bu sensörler sayesinde çiftlik, orman ya da su kaynaklarının durumunu gerçek zamanlı olarak takip edebilmek mümkün.

Ekipman telematikleri: Telematikler sayesinde tarım alanında sıkça kullanılan traktör gibi araçlar, ortaya çıkması muhtemel olan potansiyel problemlerle ilgili diğer mekanik araçlara uyarı gönderebiliyor. Diğer bir deyişle böylesi bir traktör içi iletişim sistemi çiftlik için merkezi bir iletişim platformunu da beraberinde getiriyor.

Çiftlik hayvanları için akıllı tasmalar: GPS, RFID ve akıllı tasmalarla çiftlik hayvanlarına ilişkin hayati bilgiler gerçek zamanlı ve otomatik olarak tanımlanabiliyor ve izlenebiliyor.

Bu teknoloji 2021 yılında bilimsel olarak geçerli kılınıyor olacak, 2023 yılında da yaygın olarak kullanılması ve ekonomik erişilebilirliğinin sağlanması bekleniyor.

Ekinler için sensörler: Uygulama öncesi  yüksek çözünürlüklü sensörler sayesinde uygulama ekipmanları metrekare başına gereken tohum miktarı konusunda bilgilendiriliyor. Aynı zamanda, optik sensörler ya da dronlar arazi boyunca sağlıklı ekinleri tespit edebiliyor. Örneğin, bunun için bir kısmı kızılötesi ışınlardan yararlanıyor.

Ekonomik olarak erişilebilirliğinin ise 2021’den önce sağlanması pek mümkün görünmüyor.

Altyapısal sağlık sensörleri: Bu sistemle binalar, köprüler, fabrikalar, çiftlikler ve diğer yapılardaki titreşimleri ve yapımlarında kullanılan materyalin mevcut durumunu gözlemlemek mümkün. Akıllı bir iletişim ağı ile de desteklendiği takdirde, bu sensörler  robotik cihazlara hayati önemdeki bilgilerin gerçek zamanlı olarak gönderilmesini sağlayabilir.

2021 yılında bilimsel olarak geçerliliği sağlanması beklenen bu sensörlerin, 2027 yılında ise ekonomik olarak erişilebilirliğinin sağlanacağı düşünülüyor.

Gıda

Genetiksel anlamda tasarlanmış gıdalar: Genetik bilimi sayesinde biyolojik ve psikolojik ihtiyaçların daha iyi şekilde karşılanması amacıyla yepyeni hayvan ve bitki türleri yaratılabilir. Gıdaların genetiksel olarak değiştirilmesi konseptinden yola çıkılarak gıdaların genetik yapısının her yönüyle yeni baştan tasarlanması da mümkün olabilir.

Bu konseptin 2021 yılında yaygın olarak kullanılmaya başlanacağı düşünülüyor. Yapılan tahminlere göre ise ekonomik olarak erişilebilirliği ise 2022 yılında sağlanacak.

Laboratuvar ortamında et üretimi: Kültürlenmiş et olarak da bilinen bu et türü herhangi bir hayvana ait olmayan taze bir et. Her ne kadar kamu tüketimi için bu şekilde et üretimi yapılamamış olsa da günümüzde laboratuar ortamında et üretimi konusunda yapılan araştırmalar sayısı hızla artıyor.

Bu et türünün 2024 yılında yaygın olarak tüketilmeye başlanacağı düşünülüyor. Finansal olarak laboratuar ortamında et üretiminin birçok kişi tarafından yapılabilir olması için ise 2027 yılını beklememiz gerekecek.

Otomasyon

Hayvanlarda hızlı tekrar edilen seçici çiftleştirme teknolojisi: Seçici çiftleştirmenin bir sonraki aşamasında elde edilen sonuçlar nicel analize sokulabiliyor ve algoritmik bir sistem çerçevesinde yeni geliştirmeler devreye alınabiliyor.

Bu teknoloji 2014 yılında geçerliliğini ispatladı, 2021 yılı içerisinde ise yaygın olarak kullanılması ve ekonomik anlamda ulaşılabilirliğinin güçlenmesi bekleniyor.

Tarımsal robotlar: “Agbot” olarak da bilinen bu robotlar hasat, meyve toplama, toprağın havalandırılması, bakımı ve sulama gibi tarımsal süreçlerin otomatik hale getirilmesi için kullanılıyor.

2018 yılında bilimsel geçerliliği sağlanması beklenen “Agbot”lar öngörülere göre 2020 yılında yaygın olarak kullanılmaya, 2021 yılında ise ekonomik olarak ulaşılabilir olmaya başlayacak.

Hassas tarım: Bu, temel olarak araziye ilişkin değişimlerin gözlemlenmesi ve bunlara doğru yanıtların oluşturulabilmesi üzerine kurulu bir çiftlik yönetimi konsepti. Uydu görüntüleri ve gelişmiş sensörler ile beraber çiftçiler kaynaklarını geniş ölçeklerde korurken aynı zamanda arazinin verimliliğini de optimize edebiliyor. Ekinlerdeki değişimleri, konum bazlı hava durumu verilerini  daha iyi yorumlayabilmeyi de beraberinde getiriyor.

Bu teknolojinin 2023 yılında yaygın olarak kullanılması, 2024 yılında ise ekonomik olarak ulaşılabilir olması öngörülüyor.

Robotik tarım ekipleri: Tarımda kullanılan yüzlerce robotun binlerce mikroskobik sensör ile varsayıma dayalı kombinasyonu olan robotik tarım ekipleri,  insan müdahalesi olmaksızın arazinin gözlemlenmesi, işlenmesi ve ekinlerin toplanmasını sağlayabilir. Bu teknolojinin küçük ölçekli uygulamalarına ise şimdiden tanık olmuş durumdayız.

2023 yılında bilimsel geçerliliğini göstermesi beklenen teknolojinin 2026 yılında yaygın olarak kullanılmaya ve ekonomik ulaşılabilirliğinin artmaya başlaması öngörülüyor.

Mühendislik

Kapalı ekolojik sistemler: Bu sistemler temel olarak dış etkenlerin değişimlerinden etkilenmeyen ekolojik sistemlerdir. Bu tür kapalı sistemler, sistemin içerisindeki canlı formların daha iyi desteklenebilmesi için teorik olarak atık ürünlerin oksijene, gıdaya ve suya dönüştürebiliyor. Günümüzde küçük ölçekli olmak üzere böylesi sistemlerle karşılaşmak mümkün fakat mevcut teknolojik kısıtlarla daha büyük ölçekte uygulamalar kurmak şimdilik güç.

Kapalı ekolojik sistemlerin uygulamalarına 2020 yılında daha çok tanık olmaya başlayacağız. 2021 yılında ise bu tür bir sisteme sahip olmak finansal anlamda daha kolay olacak.

Sentetik biyoloji: Sentetik biyoloji, günümüzde standart programlama dilleriyle bilgisayarların programlanması gibi biyolojinin de birtakım standart programlama dilleriyle programlanmasını içeriyor. Diğer bir deyişle sentetik biyoloji temelde bilgiyi işleyen, kimyasalları yönetebilen, enerji üreten, gıda sağlayan, insan sağlığı ile çevremizi koruyan  biyolojik sistemlerin tasarımını ve iyileştirilmesini amaçlıyor.

Sentetik biyoloji kavramının 2023 yılında yaygın olarak devreye alınması, 2024 yılında ise ekonomik olarak erişilebilirliğinin güçlenmesi bekleniyor.

Dikey tarım: Kentsel tarımın doğal bir uzantısı olan dikey tarım kavramı kentlere inşa edilmiş gökdelenlerde bitki ve hayvan yetiştiriciliğini mümkün kılabiliyor. Bu dikey çiftlikler seralarda uygulanan tekniklerin benzerlerini kullanarak enerji tasarruflu ışıklandırma sistemi ile doğal ışıktan daha fazla yararlanabiliyor. Dikey tarım konsepti sayısız avantajı da beraberinde getiriyor. Yıl boyu ekin yetiştirebilmek, hava şartlarından muaf olmak, kentsel gıda otonomisinin desteklenmesi ve lojistik maliyetlerin düşürülmesi bunlardan sadece birkaçı.

Tarım Bakanlığının Tarımsal Teknoloji Projelerine göz atmak için tıklayın.

Tarım Teknolojileri ve diğer konularda ki yazı ve haberlerimizi okumak için tıklayın.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz